Atlantik Kasırgaları ve Akdeniz

Ölçümlerin başladığı 1884 yılından beri dünyamızın giderek ısındığı kaydedilmekte. Uydulardan elde edilen yüksek çözünürlüklü ölçümler ısınmanın yakın gelecekteki etkileri konusunda net veriler sunuyor. NASA’nın yörüngeye oturttuğu 16 uydu sayesinde okyanus akıntıları ve yüzey sıcaklıkları gibi küresel ölçekteki olaylar üzerindeki bilgimiz her geçen gün daha da artıyor. Yükselen deniz suyu yüzey sıcaklıkları Atlantik’deki kasırgaların sıklığını ve şiddetini artıran bir etken. Atmosfer bilimciler kasırgaları anlayabilmek için bulutları gerçek değerlere yakın hesaplayabilen bilgisayar modelleri kullanıyorlar. NASA’nın geliştirdiği GEOS-5 bulut modeli bunlardan biri.

Akdeniz’deki kasırga oluşumunun olabilirliğini belirleyebilmek için üzerinde en çok çalışılmış ve bilgi sahibi olunan Atlantik kasırgalarının devinimini anlamak önemli. Atlantik kasırgaları Afrika kıtasının tropikal kuşağında dik güneş ışınlarının ısıtarak hızla yükselttiği ağır nem taşıyan kümülonimbüs bulutlarının oluştuğu coğrafyada doğar. Doğu Akdeniz’den başlayarak Afrika’nın tropikal kuşağına kadar 90 günlük süre içindeki bulut oluşumlarını canlandıran görüntüde her 3 saniye bir güne denk gelmekte. Görselliği güçlendirmek için yerküreye vuran ışık sabit tutulmuş. Tropikal kuşağa yaklaştıkça dik yükselen kümülonimbüs bulutlarına dikkat ediniz. Bu bulutlar Atlas Okyanusu üzerinde batıya doğru ilerlerken yüzey suyu sıcaklığının 26 dereceyi geçtiği bölgelerde alçak basınç sistemi oluşturarak şiddetlenir.

Kasırgaların izlediği yolu Bermuda üzerinde bulunan yüksek basınç sisteminin çapı büyük oranda etkiler. Yüksek basınç sistemleri soğuk ve ağır hava kütlelerinin yüzeye doğru çökmesiyle oluşur. Görsel bir örnek olarak 2012’nin haziran başında Avustralya’da görüntülenen yüksek basınç sistemini verebiliriz.

Atmosfer bilimciler 2004 ve 2005 yıllarını kasırga oluşumu açısından muhteşem yıllar olarak bilirler. Özellikle 2005 yılında o kadar çok kasırga oluştu ki, adlandırmada kullanılan alfabetik isimler bittiği için Yunan alfabesindeki harfler kullanıldı. Video görüntüsünün geri kalanında aralarında Katrina kasırgasının da olduğu 2005 kasırga sezonunun ölçülmüş değerleriyle GEOS-5 GEOS-5 iklim modelinin hesapladığı kasırga öngörüsünü aynı çerçevede birlikte yürürken görülüyor. Kasırga sezonunun resmi başlangıcı kabul edilen 1 Hazirandaki ölçülmüş değerler GEOS-5 modeline yüklenerek 6 ay içinde oluşabilecek hava olayları hesaplatıldı. Hesaplamalardaki ana yönlendirici veri okyanus yüzeyinden 2 m yükseklikteki hava sıcaklıklarıydı. Turuncudan maviye doğru değişen okyanus renkleri bu sıcaklık farklarını yansıtmakta. Dennis, Emily ve Katrina kasırgalarının ardında bıraktığı soğuk su izleri üzerine konuşulmaya değer. Sarmal kasırga bulutu deniz yüzeyindeki ısınmış havayı baca gibi yukarı çekerek alçak basınç sistemi oluşturur.

İklim modelinin verdiği sonuçlar özellikle kasırgaların şiddetini öngörebilmek açısından yararlı. Kayıtlar 1893’den günümüze dek yıllık ortalama 12 Atlantik kasırgasının oluştuğunu söylüyor. NASAnın modeli 2005 yılı koşullarında 23 kasırga hesapladı. O yıl 27 kasırga oluştu. GEOS-5 kasırga sayısını tam olarak belirleyemese bile, kasırgaların şiddetini gerçek değerlere çok uygun biçimde saptayabiliyor. 2005 yılında Atlantik üzerinde Saffir-Simpson ölçeğine göre kategori-3 ve üstü güçte 6 kasırga yaşandı. GEOS-5’in hesapladığı kasırgalar oldukça gerçekçi.

Observations and Simulations of 2005 Hurricane Season by NASA from Uzay Sezen on Vimeo.

Yukarıdaki canlandırmada 2-22 Şubat 2010 tarihlerinde gerçekleşebilecek bulut hareketlerinin GEOS-5 ile hesaplanmış görüntüleri yer alıyor. Onlarca uydunun sağladığı verilere dayanarak işleyen GEOS-5 modeli Akdeniz’de dahil olmak üzere dünyanın herhangi bir bölgesindeki bulut davranışını başarıyla hesaplayabiliyor.

Akdeniz tüm gezegeni batıdan doğuya doğru eserek saran jet akımının sürekli etkisi altında. Anadolu batıdan üzerine akan bulut nehrinin ortasındaki iri bir kaya gibi davranıyor. Jet akımı ara ara tıpkı bir tropikal kasırga gibi saat yönünün tersinde girdaplar oluşturmaya eğilimli. Şu ana kadar kayda gecen Akdeniz kasırgaları çok ender de olsalar bu yolla oluştu.

Doğu Akdeniz havzasında kasırga oluşumunun modellenmesi

Akdeniz’de yüzey sıcaklıkları Ağustos ve Eylül aylarında artık rahatlıkla 30 derecenin üzerine çıkmakta. Dolayısıyla bilgisayar modelleri bu zaman dilimindeki hava koşullarına odaklı. İspanya’nin Castilla-La Mancha Üniversitesi Çevre Bilimleri Bölümü’nden Dr. Miguel Angel Gaertner’in 24 Ağustos 1 Eylül zaman aralığındaki Akdeniz yüzey sıcaklıklarından yola çıkarak
geliştirdiği bir iklim modeli tropikal özellikteki bir kasırganın nasıl oluşabileceğini göstermekte. Hesaplamalar kasırganın yıkıcı etkisinin en yoğun olarak hissedileceği bölgenin Girit adasının güney batısı olduğunu öngörüyor. Kasırganın merkezindeki renklendirilmiş kareler bir gün içinde düşebilecek yağış miktarını göstermekte. Kasırganın oluşması durumunda bazı bölgeler 400 mm’lik yağışlara sahne olabilecek.

Girit’in güneyi denizden birden yükselen dağların perdelemesi ile yönü değişen rüzgarların oluşturduğu saat yönünde dönen Lerapetra sıcak su girdabına da ev sahipliği yapar. Oluşan bir kasırga Lerapetra girdabı üzerinden geçerse daha güçlenerek Ege’ye yönelebilir. 2005 Katrina kasırgası benzer biçimde Meksika körfezi içindeki “loop current” sıcak su akıntısı üzerinden geçerek dehşetli yıkıcı gücüne ulaşmıştı. 2004 Ivan kasırgası da bu akıntı üzerinden iki kere geçmişti. 1995 Opal kasırgası aynı akıntı üzerinden geçerken 14 saat içinde kategori-1 iken kategori-4 şiddetine ulaşarak rekor kırdı.

Akdeniz kasırgaları ile ilgili bir başka yazıyı Atlas Dergisi’nden okuyabilirsiniz.

 

2 Comments

  1. Jason says:

    Is the sound broken on this video?

    • Uzay Sezen says:

      No it is not. It is a concatenated compilation of NASA’s visualizations without narration. You will have to refer to text for explanations (which is in Turkish).

Leave a Comment

 
 




 
 
shared on wplocker.com